HIPEC, periton zarına yayılmış kanserlerde sitoredüktif cerrahi ile birlikte uygulanan ısıtılmış kemoterapi yöntemidir. Tedavi uygunluğu her hasta için multidisipliner onkoloji kurulu değerlendirmesiyle belirlenir.
HIPEC (Hipertermik İntraperitoneal Kemoterapi), karın zarına (periton) yayılmış kanserlerin tedavisinde sitoredüktif cerrahi (CRS) ile eş zamanlı uygulanan ileri bir onkolojik tedavi yöntemidir. 41–43°C'ye ısıtılmış kemoterapi ilaçları, ameliyatın hemen ardından karın boşluğuna verilerek periton yüzeyindeki kanser hücreleri hedeflenir.
Isıtmanın iki temel amacı vardır: kemoterapi ilaçlarının doku penetrasyonunu artırmak ve ısının kendi sitotoksik etkisinden yararlanmak. Sistemik kemoterapiden farklı olarak ilaç doğrudan tümör bölgesine verildiğinden sistemik yan etkiler görece azalabilir. Tedavi kararı ve uygunluk her hasta için bireysel olarak belirlenir.
📌 Önemli: Periton metastazı saptanan hastalarda tedavi uygunluğu, multidisipliner onkoloji kurulu değerlendirmesiyle belirlenir. Erken değerlendirme tedavi planlaması açısından önemlidir.
Tedavi iki aşamadan oluşur ve genellikle tek seansta tamamlanır. Uygulama ayrıntıları ve uygunluk her hasta için bireysel olarak belirlenir:
Karın içindeki görünür tümör odakları, etkilenen periton bölgeleri ve organ yüzeyleri cerrahi olarak çıkarılır. Gerektiğinde kolon, rektum, ince bağırsak segmentleri, dalak veya uterus gibi organlar da rezeke edilebilir.
Komplet sitoredüksiyon (CC-0: gözle görülebilir tümör kalmaması; CC-1: ≤2.5 mm kalıntı) HIPEC'in etkinliği için önemlidir. Bu nedenle hasta seçimi kritiktir; PCI (Peritoneal Cancer Index) skoru belirleyici rol oynar.
CRS tamamlandıktan hemen sonra karın boşluğuna 41–43°C'ye ısıtılmış kemoterapi solüsyonu (kanser tipine göre sisplatin, mitomisin C veya oksaliplatin) 60–90 dakika süreyle sirküle edilir. Bu süre zarfında sıvının eşit dağılımı için açık teknikte cerrah müdahale edebilir veya kapalı teknikte sirküle edilir.
Isıtma iki mekanizmayla etki eder: kemoterapi ilaçlarının doku penetrasyonunu artırır ve ısı tek başına sitotoksik etki gösterebilir. Karın içine verilen ilacın lokal konsantrasyonu sistemik uygulamaya kıyasla belirgin biçimde daha yüksektir; sistemik dolaşıma geçen miktar görece azdır.
PCI skoru, karın ve pelvis 13 bölgeye ayrılarak her bölgedeki tümör yükü 0–3 arasında puanlanır; toplam skor 0–39 arasındadır. Genel değerlendirme eşikleri:
PCI eşikleri kanser tipine göre değişir (örneğin kolorektal için genellikle ≤20). Hasta seçimi multidisipliner onkoloji kurulu kararıyla yapılır ve her hasta için bireysel olarak değerlendirilir.
Preoperatif değerlendirme: Kapsamlı BT ve PET-BT, gerektiğinde tanısal laparoskopi, nutrisyon değerlendirmesi (albumin, prealbumin), kardiyopulmoner fonksiyon testleri ve multidisipliner kurul kararı gereklidir.
Ameliyat sonrası: 7–14 gün yoğun bakım ve servis izlemi, kademeli oral beslenmeye geçiş, ağrı yönetimi ve fizyoterapi. Taburculuk sonrası genellikle 4–8 hafta iyileşme süreci; adjuvan sistemik tedavi planlanıyorsa onkoloji takibi başlar. Süreç hastadan hastaya değişebilir.
Prof. Dr. Hakan Yanar, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi ve Liv Hospital Ulus'ta görev yapan bir Genel Cerrahi Uzmanı'dır. CRS+HIPEC uygunluğu her hasta için multidisipliner onkoloji kurulu değerlendirmesiyle belirlenir. Hasta görüşmeleri Türkçe ve İngilizce yapılmakta; diğer diller için hastane bünyesinde tercüman desteği sağlanmaktadır.
Periton metastazı tanısı alan hastalar değerlendirme için randevu alabilir.
